Arnavutluk Avrupa'nın son keşfedilmemiş köşesidir — Ksamil'in Maldivler'i andıran plajları, Berat'ın bin pencereli beyaz evleri, Valbona Vadisi'nin el değmemiş doğası. Keşfin hazzı büyüktür ama keşfedilmiş olmak da güzeldir. La Radice'nin bungalovları keşfedilmişin konforunu sunar: her şey hazır, yalnızca yaşamak kalır.
Berat'ın Bin Penceresinden Tek Terasa
Berat'a "bin pencereli şehir" denir — her ev bir göz gibi vadiye bakar. La Radice'de bin pencere yerine tek teras yeter: göl, orman, dağ — hepsi tek çerçevede. Şömine Arnavutluk'un taş kulelerinin — kulla — iç ateşini hatırlatır; jakuzide İyon Denizi'nin taş kıyısı yerine çam kıyısı. Mangal — qofte geleneğinin Anadolu kuzeni.
Mavi Göz Kaynağından Gölün Yeşil Gözüne
Arnavutluk'un Syri i Kaltër'i — Mavi Göz — yeraltından fışkıran hipnotik bir kaynaktır; bakamazsınız ama gözünüzü alamazsınız. Sapanca Gölü'nün sabah aynası aynı hipnozu daha yumuşak bir formda sunar. Gece jakuzi buharı çam dallarına uzanırken şömine ışığı — iso-polifonik lahuti'nin katmanlı ses dokusunda olduğu gibi: basit görünür ama dinledikçe derinleşir.
La Radice Retreat'te bu deneyimi yaşamak ister misiniz?
Rezervasyon Yapın